KraL OLsan Tacın Gider SuLtan OLsan Tahtin Gider... KraL DeğiLim Tacim Gitsin SuLtan DeğiLim Tahtim GitSin Ben Kendi HaLinde bir Ağacim Fakat DaLimi Kiranin Ağacini Kökünden Sökerim.
NAZAR DUASII
فَأُنَبِّئُكُم مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْناً وَإِن جَاهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِي الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنً اللهِ بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُو
Ben seninle ne yapacağım böyle?
Ne, ne zaman sıkılacağın belli,
Ne neşelendiğin zaman…
Yüzüme bakan herkes;
“Canın mı sıkkın? ” diye soruyor…
Ayaklarım o an,
Geri geri gidiyor, yerinde sayıyor,
Yüzüm aniden ihtiyarlıyor…
İyi de sana ne oluyor?
Neden istediğin an sıkılıveriyorsun,
Paşa gönlüne uyup,
Benim de canımı sıkıyorsun?
Şunu bir bilebilsen,
Hayat, sen sıkılsan da, sıkılmasan da geçiyor…
Ve sonsuz gibi gelen ömür bitiyor…
Yüzüme bakma bıkkın,
Demesinler canın sıkkın.
Bana verilen ömrü yaşamaksa hakkım;
Kör kuyulara atmaya var mı beni hakkın?
Kim bilir belki ecel yakın,
Beden asırlar yaşamış gibi onun için yılgın…
Bir de sen canımı sıkma sakın! ..
Sakın…
Doğarız görmeden, bilmeden .
Büyürüz görerek, yaşayarak öğreniriz.
Son yolculuğa çıkmadan evvel, bildiğimiz doğruları aktarırız, bizden sonra yaşayacak ve anlayacaklara...
Hayatı yaşarız iyisi yada kötüsüyle.
Hayat tek düze olsaydı hakikaten bir anlamı olmazdı.
Sürekli mutlu olsaydınız, mutsuzluğu bilmeyecektiniz ve mutluluğun kıymetini anlamayacaktınız.
Hep gülseydiniz, ağlamayı bilmeyecektiniz ve
gülmenin kıymetini bilmeyecektini Gülmek ve güldürmek için uğraşmayacaktınız.
Hep güzellikler olsaydı hayatınızda, çirkinlikleri görmeyecektiniz. Güzellikleri yaşamanın ve güzellikleri yansıtmanın kıymetini bilmeyecektiniz.
Varolsaydı herşey hayatımızda, yok olmayı bilmeyecektik.
Varlığı ile mutlu olduklarımızın değerini bilemeyecektik...
Kazanmak var olsaydı hep, kaybetmenin değerini bilmeyecektik ve belki de kazanmanın aslında ne demek olduğunu hiç öğrenemeyecektik.
Kaybetmeyi bilirsek, kazanmak daha kolay olur. Kazanmanın sevinci daha büyük olur.
Hep barış derler ya," barış olsun"...
Savaşın kötü olduğunu bilmeyecek, doğrularınız ve doğrularınızı doğuran gerçekler için hiç savaş vermeyecektiniz.
Mücadele etmeyecektiniz.
YANİ SONUÇ HEP MÜCADELE BE GÜLÜM.... Kaybetmeyi bilirsek, kazanmak daha kolay olur. Kazanmanın sevinci daha büyük olur. BU LAF GÜZELMİŞ.....
Ne düşünüyorsun? Haydi başla anlatmaya . Bu işin sonunda acı çekeceğimi bilsem de seni dinleyeceğim.
"Bilmem. Hiç konuşmasak mı acaba? Dürüst olmak göründüğü kadar kolay değildir. Çoğu zaman kelimeler insanın boğazında düğümlenir. Anlatmak istersin ama o kadar kolay anlatamazsın."
Aşkta dürüstlük ne kadar mümkün?
Ya da mutlu olmak için dürüstlük şart mı?
Saklanmış sırlar söylenirse ilişki daha mı güçlenir?
Yoksa dürüstlüğün bedeli yalnızlık mıdır?
Ben sevmeyi beceremedim
Belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı
Ben.. yağmur.. ağladım..
YAŞAMAYA DAİR
1
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.
1947
2
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.
Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.
Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.
Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...
1948
3
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
"Yaşadım" diyebilmen için...
N.H.
NE KADAR GÜZEL RENGİ VAR DİMİİ ARKADAŞLARR...MAVİ GÜL ÖZLEM,MAVİ GÜL TUTKU, MAVİ GÜL YANLIZLIK, MAVİ GÜL SEVGİ....MAVİ GÜL HERŞEY...
Seni sevmek;
Gözlerinde denize sevdalanmaktır
Dalgaların sesinde, martıların kanadında
Seni aramaktır.
Kumlara oturup, yokluğunda
Senin yerinde dizlerime sarılmak,
Dudaklarımda gözyaşımın tadı
Adını fısıldamaktır esen rüzgara.
Mum ışığı gibi titremektir belkide çisileyen yağmurda.
Seni sevmek;
Seni düşünmektir uykusuz haram gecelerde
Mahsun, biçare üşümektir yokluğunda
Gözlerini hayal ederken, kazımaktır ismini ranzaya
Özlemektir, isyan etmektir.
Ölürcesine birnefes çekmektir sonuna gelmiş sigaradan
Belki de sensizliği yudum yudum içerken
Bir şarkı sözünde göz yaşına sığınmaktır, seni sevmek.
Gece kayıtsızken varlığıma
Haykırmaktır binlerce kez seni sevdiğimi
Karadenizin hırçın köpüklü dalgalarına.
Bilir misin ki seni eklemenin seni yaşamak olduğunu
Hiç umut ettin mi imkansızı?
Bağırsam duyuramam ki, çok uzaklardasın, sesimi
Ve ben durup dururken çaresiz hala
Seviyorum seni
Bir tutku bende dilsiz bir tutku bu
Uçurumlarda sonsuz boşluğa düşmek gibi
Ya da fırtınadan sonraki çığlık çığlığa bir sessizlik
Dudaklarımda yalnızlığın tadı, seni sevmek
Çaresiz aşkın peçesinde kıvranırken
Cehennemin soğuk şelalesinde ıslanmak gibi
Geceler boyu çaresizce seni seviyorum derken
Belki de dünyanın en büyük günahını işlemek
Seni sevmek
..............SENİ SEVMEK...............
Seni düşünmektir uykusuz haram gecelerde
Mahsun, biçare üşümektir yokluğunda
Gözlerini hayal ederken, kazımaktır ismini ranzaya
Özlemektir, isyan etmektir.....
BENİ GÜZEL HATIRLA! BUNLAR SON SATIRLAR..
Farzet ki bir rüzgardım,esip geçtim hayatından, ya da bir
yağmurdum,sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu… Kaybolup
gittim.Beklide bir rüya idim senin için.Uyandım ve ben bittim.
BENİ GÜZEL HATIRLA!
Çünkü sevdim seni ben,her şeyini…Sana sırdaş oldum dost
oldum,koynumda ağladın.Yüzüne vurmadım hiç bir eksikliğini,beni üzdün
kınamadım.Alıştım vefasızlığa el oldun,aldırmadım.
BENİ GÜZEL HATIRLA!
Sayfalarca mektup bıraktım sana,şiirler yazdım her gece,çoğunu
okutmadım.Sakladım günahını ,sevabını içimde sessizce gittim.Senden
öncekiler gibi ,sende anlamadın.
BENİ GÜZEL HATIRLA!
Sana unutulmaz geceler bıraktım yorgun sabahlar…
Gülüşümü,gözlerimi,sonrada sesimi bıraktım.En güzel şiirlerimi okudum
sana,gözlerine baka baka söylenmemiş "MERHABALAR" sakladım her
köşeye vedalar bıraktım duraklarda..Ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda..
BENİ GÜZEL HATIRLA!
Dizlerimde uyuduğunu düşün,saçlarını okşadığımı,üşüyen ellerini
ısıttığımı,mutlu olduğun anları…Getir gözünün önüne,alnından öptüğüm
dakikaları….Birazdan kapını çalan kişi olacağımı düşün.Şaşırtmayı
severim biliyorsun,bu da son süprizim olsun.
Dizlerimde uyuduğunu düşün,saçlarını okşadığımı,üşüyen ellerini
ısıttığımı,mutlu olduğun anları…Getir gözünün önüne,alnından öptüğüm
dakikaları….Birazdan kapını çalan kişi olacağımı düşün.Şaşırtmayı
severim biliyorsun,bu da son süprizim olsun.
*********PEKİİİİ*********
Hasreti gecelere vurdum..
sessizlik ve sensizlik
hava soguk ve yagan yagmur
üşüdüm be gülüm...üşüdüm...
hasreti daglara vurdum
ne ferhatım..nede gücüm var..
ateşe vurdum be gülüm
bir türlü söndüremedim...
hasreti...çaresizlige vurdum
haykırdım be gülüm
daglara...taşlara
kuşlara anlattım ..kuşlara...
hasreti saçlara vurdum
bir türlü okşayamadım
gözlere vurdum be gülüm...
yaşlarını dindiremedim...
hasreti illere vurdum
ne seni buldum...nede izini
dillere vurdum be gülüm..
türkülerini söyliyemedim...
hasreti güllere vurdum..
özledim be gülüm
o..gül yüzünü
tatlı gülüşünü özledim...
offfff.....ooofffff
sensizlige vurdum be gülüm..
bir türlü kavuşamadım...
SIKI TUTUN ELLERİNİZİ..KENETLENSİN PARMAKLAR..ALABİLDİGİNE YAŞANSIN SEVDALAR...HER MEVSİM BAHAR EYLENSİN....ÇİÇEKLER AÇSIN GÖNÜLLERİNDE..SEVGİLERİMLE............K U B İ L A Y ..............
SIKI TUTUN ELLERİNİZİ..KENETLENSİN PARMAKLAR..ALABİLDİGİNE YAŞANSIN SEVDALAR...HER MEVSİM BAHAR EYLENSİN....ÇİÇEKLER AÇSIN GÖNÜLLERİNDE..SEVGİLERİMLE............K U B İ L A Y ..............
SAOL GÜLÜM SAOL ...BU SÖZLER ÇOK GÜZELL :))
Psikolog karşısındaki sinir hastası bir genci teste tabi tutmaktadır.Kağıt üstüne bir dikörtgen çizip :
-Bu size neyi hatırlatıyor? diye sorar.
Hasta :
-İçinde kadın bulunan bir yatağı, diye cevap verir.Arkasından psikolog kağıda büyükçe bir kare çizer.Hasta, bu kez :
-İçi kadın dolu bir oda, der.
Derken, çok büyük bir dikdörtgen çizdiğinde, hasta bu sefer de :
-Bu da içi kadın dolu bir ev, deyince, psikolog dayanamaz :
-Tamam beyefendi, der.Siz bir kadın budalasısınız.
Ama psikolog daha lafını bitirmeden, hasta bağırır :
-Ne, ben mi?Aslında sen kadın budalasısın be! Sabahtah beri bana terbiyesiz resimler çiziyorsun...
:)))))
SEVEN GÜLLER SOLMAZ !!
Güllerin de ağladığı bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun gözlerinde her zaman gözyaşı vardır. Geceler onun gözyaşlarını kendine saklar. Ama gündüzün aydınlığında nemlenen gözleri onun hüzünlerini fısıldar. Denizler onun gözyaşları gibi ıslak; güneşler hüzünleri kadar sıcaktır.
Güllerin de kokmadığı bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun sevgi saçan kokusu her zaman vardır. Kokusu sevgiden, rengi hasretten bir güldür. O, kalbi hasretle yanmış ama sönmemiş,kül olmamış, kor olmuştur ve Allah adını kırmızı gül koymuştur..
Güllerin de seviştiği bir zaman vardır. Ama bir gül var ki sustuğu an bile sevgiyi yaşayan bir kalbi vardır.. Onun gülerken bile yaprağında gözyaşı vardır. Ama o gözyaşlarında bile sevgiden gelen bir sıcaklık vardır. Onun gözünde vazolara girmenin bir anlamı yoktur. Ama onun hüznünü ve sevincini paylaştığı kır çiçekleriyle arkadaşlığı vardır..
Güllerin de uyuduğu bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun geceleri bile kapanmayan gözleri vardır.. Sevgisi gece gündüz yoldadır, duası, kokusu anbean sevdiğine varır..
Güllerin de solduğu bir zaman vardır.. Ama bir gül var ki kokusu sevgilinin yüreğine işlemiştir de bu yüzden ölümsüzlük sırrına kadem basmıştır..Ve onun mezar taşına şu yazılmıştır...SEVMEYEN İNSANLAR ÖLÜR AMA, SEVEN GÜLLER SOLMAZ..!
13 SAAT KADARCIK BİR GECİKMEDEN SONRA MERHABA ÇAGLAR :) SAOL DOSTUM TEŞEKKÜR EDERİM...RENGARENK İNSANIN İÇİ AÇILIYO VALLA...
Artık özgürüm... Bugün çıktım uzun uzun yürüdüm
Soğuk acıtırken yanaklarımı
Nasılda özgürdüm
Denizin kokusunu doldurdum içime
Dalgaların çırpınışlarındaki kavgaya güldüm
Seni yanımda düşlerken
Hayatımdaki yoklara üzüldüm.
Böylesi zorlamışken hayatı
Acılarla tüketmişken zamanı
Sen baktığım her yerdesin
Sen sabahı bulmak için en güzel neden
Böyle hissedebiliyorsam
İşte özgürüm yeniden.
Sevmek için özgürüm
Yanmak için alev alev
Ağlamak için belki
Yükünü attım omuzlarımdan
Acıtan yılların
Bedeli tükendi sırların
Artık senin için özgürüm...
Söylemem..... sır
Bilmesin gece yarılarında hayaliyle
Nasıl sarmaş dolaş
Ve özlemiyle ne kanlı savaşlarda... olduğumu
Söylemem..... sır
Kimse bilmesin bu hüznü hangi mevsimden çaldığımı
Umutsuzluğu nasıl canımla besleyip
Yokluğuna ne yalanlar kattığımı...
Sus
Söyleme sen de şiirim
Adının dilimde ne dualarla döndüğünü duymasın
Kanasın içimde / bırak
Terli ellerinden alsın nemini gözlerim...
''O'' bilmesin!
Bilmesin semtime mesken kurduğunu yalnızlığın
Tortu tortu dökülsün sevincler
Kitap arasındaki kuru güllerde koksun acı
Çığlık çığlığa sevişmelere salınsın sessizliğim
Kuytularında bir yetim duygu vurulsun / gecenin
İçten içe bir yangın sarsın odamı..
''O'' bilmesin!
......
Sonra zamanlı / zamansız
Bir türkü misafir olur zihnime
Savrulur kelimeler, başım döner çırpıntılardan
Kollarını uzatır ölüm meleği
Ve kanlı mızrağını doğrultur yokluğunu giyinmiş iblis
Sırat olur sevdam, korkarım
Geçemem sevdiğimden öteye
Takılır arasata yüreğim / sol yanım cehennem
Kırılır içimde inceden bir dal
Tutunamam kendime zaman zaman
Severim, çok severim...
Söylemem....
Kırgın sevdalı yanım
Sus
Sen de söyleme şiirim;
''O'' bil(me)sin!
(Cevapsız değil aslında hiçbir soru. Sustuğum kadar seviyorum, konuştuğum kadar özlüyorum... Sessizce akar kelimelerim, usulca okşar saçlarını derin uykudaki sevdiğimin.
Ama; ''O'' bilmesin...)
:)) SUSTUM KATİYENN KİMSEYE SÖYLEMEEMMM... BEN BİŞEY DUYMADIMKİ DERİM :)) DUYMADIMKİİİİ...
Ben ne zaman bir kelebek görsem
Seni anımsarım
İncecik bir kelebek
Düşlerime konup konup kalkan
Ufalanmış bir hüzün tozuna
Bulanmış kanatları
Ben ne zaman bir gülüş duysam
Sana uyanırım
Sakar karanlığıma gündüzün
Aydınlanır duygumun her katı
Seni görürüm
Ben nezaman bir gül koklasam
Elindeki gül daha çok gül olur
Dolarsın gözlerime
Toz pembe bir düş gibi
Ben ne zaman bir çift göz görsem
Hüzne uyumuş tembel kış suları
Suyunu taşırmayan bir havuz
Güzün gri kanatlarıyla örttüğü
Seni anımsarım
Ben ne zaman bir çift el görsem
Bileğinde ters takılmış altın saat
Altınla kaplanır sevincim
Ve ben özlemlerimin renkli uçurtmalarını
Sana uçururum...
O gece, koynundayken bedenim, ruhum gözlerinin derinliğinde kayboldu.
Şevkat dolu bakışların incelerken yüz hatlarımı, ben tek bir noktaya takılıp kaldım... Yüreğine... Dudakların şekillenirken içten bir gülücük ile, benimkiler öylecene tepkisiz sarkıyordu... Anlatmak istiyordum, kelimeler çıkmıyordu, içimde kopan fırtınayı dile getirmek isterken, tek yapabildiğim o noktaya bakmaktı, gözlerindeki içtenliğe... Bence sende anlatmak istiyordun, ama dile getiremiyordun birşeyleri...
O an haberin yoktu senin, ben eriyordum aslında, kalbimin atışları kulaklarımda yankılanırken delicesine, umursamaz tavırlarımın altında neler saklıordum oysaki...
Seni gördüğüm o günden beri varolan savaşıma yenisini kattım aslında ben...Savaşıyorum, hem senle hem kendimle.. Ben güçlüydüm bir zamanlar, gururluydum... Ama seninle umursamaz olmam gerektiğini öğrendim, soru sormamam, merak etmemem gerektiğinide...
Geceleri yatağımda savaşırken korkularımla, sıcak sarılışına hasret kaldığım anlarda, elimi uzatıp dokuna bilsem o ipek gibi tenine, ne kabus kalır, ne korku yüreğimde... Bir düş oldun benim için, artık sadece bir hayalsin... Kurtulamıyacağım, unutamamıyacağım bir hayal...
Bir Meydan Okumadır KARŞISINA ÇIK,
Bir Armağandır KABUL ET,
Bir Maceradır CÜRET ET,
Bir Üzüntüdür ÜSTESİNDEN GEL,
Bir Trajedir YÜZLEŞ,
Bir Görevdir YERİNE GETİR,
Bir Oyundur OYNA,
Bir Sırdır AÇIĞA ÇIKAR,
Bir Şarkıdır SÖYLE,
Bir Firsatdır KULLAN,
Bir Gezidir TAMAMLA,
Bir Sözdür GERÇEKLEŞTİR,
Bir Sevgidir KEYİF AL,
Bir Güzellikdir ÖV,
Bir Ruhtur ANLA,
Bir Mücadeledir SAVAŞ,
Bir Bilmecedir ÇÖZ,
Bir Hedeftir ULAŞ
ELA GÖZLÜ YAR
Ayrılık yüreğimde bitmeyen sancı
Vuslat ki, bana ne kadar yabancı
Can evimden vurdu aşk denen avcı
İlaç sendedir elâ gözlü yar...
Her geçen gün tükenmekte dermanım,
Aklıma geçmiyor gönül fermanım,
Hayallerinle geçmekte her anım,
Gerçek sendedir elâ gözlü yar...
Nasıl da geçti günler bak sensiz
Yüreğime ateşini yak sensiz
Parmağımda nişanın bak sensiz...
Gönül sendedir elâ gözlü yar...
Aşk bu ise kavuşmak niye?
Ölüm var iken buluşmak niye?
Ansızın ortadan savuşmak niye?
Vuslat sendedir elâ gözlü yar...
Sanki dokunsalar düşecek gibiyim
Bir deli rüzgar gibi esecek gibiyim
Gelmezsen eğer ölecek gibiyim
Hayat sendedir elâ gözlü yar...
Hep seni yazdım seni söyledim
Duymazsın ama beni söyledim
Yıllardır hep gelmeni söyledim...
Kavuşmak sendedir elâ gözlü yar...
BUDİİ İLE PUKİİ NE YAPIYOLAR :(( BERABERLERMİ :(( AYRILDILARMI ... SON GÖRDÜGÜM GİBİ BİRLİKTELERMİ...??? :(( ŞİİR ÇOK GÜZEL İLK AKLIMA ONLAR GELDİ ONLARI SORDUM...TEŞEKKÜRLER...
Ben’li çilelerin, ben’li pişmanlıkların bitti artık. Dilediğince özgürsün artık. Mavi gökyüzünün altında istediğin düş ülkelerine kanatlanabilir yüreğin…Dilediğin mevsimlerde delice ıslanabilir gözlerin…Bana çıkan tüm yolları adres defterlerinden sil artık.. Adımın üzerini kalın harflerle işaretleyip kaldır beni hatıralarının en tozlu raflarına…
Bana dair tek bir satır kalmasın , tek bir cümle olmasın dudaklarında..
Madem sana acı çektiriyorum, madem ben sende pişmanlığı anımsatıyorum bırak bitsin bu çile..Ben sana acı çektirmek gelmemiştim.. Ağır yaralı yüreğine umut diye girmiştim oysa.. Şimdi sende “ kanayan pişmanlık “ olmuşken unut beni…Hiç yaşanmamış say yaşananları.. Ben’li hatıraların üzerine karanlığı ört ve kapat tüm perdelerini…..Bana kattıklarını, bana bıraktıklarını topla yüreğimden…
Sözlerini, yeminlerini sök dudaklarımdan…
Ama bir şeye dokunma ne olur…Seni “ sen “ diye seven yüreğime dokunma…Dokunma, acıtır yalnızlığım yüreğini..Dokunma, kanatır diz boyu karanlığım o ince dudaklarını….Hayatımda yenilmeye alışmışken senin yenilgine de alışırım ben…Ben nice yürekte canlı canlı gömüldüm senin zaferlerine de alışırım sevgili….
Bırak dokunma kanayan yaralarıma..
Cennet kokulu tenini sıçramasın kirli yüzümden akan yalnızlıklarım…Daha fazla acıtmasın pişmanlıklarda avutulmuş hatıralarım….Topla cümlelerini dudaklarımdan…
Her şey bitti artık…Ve her şey bitmişken, sana git demeyeceğim….
Gitsen de tek bir kelime bile etmeyeceğim..
Susmalıyım. Susuyorum…En derininden, en acısından suskunluğumda saklı cevaplarım sevgili… Belki de tüm cevaplarım soruların da saklı….
….Bana kalan acıları, bana bırakılan yenilgileri– sevgin için bedenimi yüreğimi semer bileceğim – sırtıma yüklenip gidiyorum…Kapıyı aralamana gerek yok sevgili..
Sana geldiğim yollardan gitmeyi de bilirim ben….Gerek yok “ en iyisine sen layıksın “ sözleriyle avutulmuş devrik cümlelere…Ben iyi bilirim tozlu yolları….Gidiyorum, tüm zaferlerin başkumandanı olarak ayrılığın ganimeti olarak tüm hatıraları yakabilirsin..
Ben’li tüm yaşananları da unutabilirsin…Artık söze gerek yok…Gitmeliydim ama bu kadar erken değildi..Gidiyorum bir bedende “ yüreksiz “ yaşamayı öğrenmeye gidiyorum..Gidiyorum öznesi çalınmış cümlelerde
sana “ susmaya “ gidiyorum….
Biliyorum sen bensiz de yaşabilecek kadar güçlüsün..Hayata kaldığın yerden devam edeceksin
…Noktasız, virgülsüz…Oysa ben..Oysa ben yaşadıkça hep bir eksik vereceğim sabah ictimalarında..Hep bir sen eksik olacak nefes almalarım..Artık öznesiz paragrafların içinde yarım cümlelik olarak adam sayılacağım…Artık ben “ sensiz “ varolacağım….
Topla cümlelerini dudaklarımdan..Bana vaat edilmemiş yarınlarımı da yanına al…Bir de benimle yaşadığın mutlulukları. Bir de sana yazdıklarımı.Kötü bir gününde gözyaşlarını kurulamak için kuru bir peçete niyetine kullanırsın senli satırlarımı…
Unutmadan bir teşekkür borçluyum sana; kısa bir süreliğine de olsa yarımlığımı, yalnızlığımı unutturduğun için
…Ve de yaşattığın tüm mutlulukların için….Teşekkürler sevgilim….Giderken sakın ardına bakma…Gözlerin pişmanlıklarında, günahlarında kalmasın…
Sana paylaştırılmış her acına ben yüreği kefil gösterdim..Sen yüzünü aydınlığa çevir sadece..İnan bana bensiz hayatta seni hep mutluluklar bekliyor olacak...Çünkü sensiz bir yerde yaşarken bile her nefesimde bin dua saklı olacak sana…
Artık mutluluğa kanatlanma zamanın geldi sevgili… Bensiz olsan da;
Her güneş, gözlerine doğmaya,
Her rüzgar, saçlarında dolaşmaya gelecek…
Hadi git….
Varlığımda acı çekmektense,
Yokluğumda mutlu ol….
Çünkü; mutluluklar en çok sana yakışıyor sevgili…
“Topla cümlelerini dudaklarımdan…
Her şey bitti artık… Maviler kadar özgürsün artık…
Dilediğince uçabilirsin….
Yolların hep Cennete çıksın sevgili….”
Bensiz hayatında mutluluklar dilerim…
Hoşcakal hüznüm/ hoşcakal yüreğimi adadığım ömrüm….
KONUŞMAM VE YAZDIKLARIM seni üzüyorsa emin olki ebediyen kimse konuşturamaz artık beni sonlar her zaman kötü biter :?
Bir es kadar sus dedim gönlüme,
susmalısın!
Bir faydası yoksa konuşmanın duyulmuyorsa sesin öteki dağdan,
susmalısın!
ne sana acı vermeli seneler ne de Ona,
o en sevdiğine Rabbinden sonra
gözlerini kapatmalı ve bu anı yaşamadığını düşünmeli es geçmelisin zamanı
baktın ki olmuyor alıp gitmelisin başını...
bir es kadar sus dedim yüreğime,
susmalısın!
yanında götürsede seneleri, durma gitsin..
sus gönlüm sus,
sevda susmaktır,
göz yummaktır acıya
o gelmesede sen sus ve bekle
"sevdaya beklemek yaraşır"..
bir es kadar sus dedim yüreğime sadece dinle
seviyorsa bir türkü mırıldanacak
bir damla gözyaşı akıtacak
yüreğini çıkarıp yerinden bırakacak
öyle gelecek..
sus,
sus ve dinle sadece...
elbet yüreğini almaya gelecek yüreğinle bir...
VE
SUSTU YUREGIM
BEKLEMEKTE
SEVDAYA YARISIR GIBI...
Seni bir orman ışığı gibi hatırlıyorum
Gölgeli serin kucağına düşüyor yapraklarım
Seni dalların karanlığından süzüyorum
Irmağın sarmalına direnen kırık bebek
Beni savruk bıyığımla hatırla
Atıp atıp bağrına bas yalnızlığımı
Tenha bir eylül yakamozu gözlerin
Yorgunum çalınmışım kırgınım
Yine de sevinci savunuyorum
Terk ettim silahımı yitirilmiş coşkular gibi
Şimdi penceresinde kırmızı sardunyalar açan
Beyaz badanalı bir köy evidir sevdam
Özgürlüğün sınırı vazgeçebilme noktasıdır, hayatta neyden vazgeçemiyorsan o konuda özgür değilsin. Vazgeçebilecek gücün olsun ama vazgeçme!!!
Bir kere gitmişse;
Bin defa kalsa kar etmez.
Gidişinde kilitli kalır yürek.
Bin defa dönse,
Hala gidişine yazılır tüm cümleler…
KUBİ olmak da ayıp değil Zumre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş kubiyle Zumre olabilmekte
yani yürekte.
Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?
kubi olmak da ayıp değil Zumre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.
Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani kubiyi zumre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
kubi ne kaybederdi kubi'liğinden
kubi olmak da ayıp değil Zumre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek hiç ayıp değil.
BİR ZAMANLAR doğmak üzere olan bir çocuk varmış. Ve dünyaya gideceği gün Allah’a sormuş:
“Bu kadar küçük ve korunmasızken dünyada nasıl yaşayacağım?”
Allah “Meleklerimin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni hep koruyacak.” diye cevap vermiş.
“Ama lütfen söyle bana, burada Cennet’ te hiçbirşey yapmadan şarkı söylüyor ve gülümsüyorum, ben böyle çok mutluyum.”
“Senin meleğin de sana şarkılar söyleyecek ve sana hergün gülecek. Sen de o meleğin sevgisini hissedeceksin ve mutlu olacaksın.”
“Peki insanlar benimle konuştuklarında ben onları nasıl anlayacağım, ben onların dilini bilmiyorum ki.”
“Meleğin sana dünyadaki sözlerin en güzelini ve en tatlısını söyleyecek, ve görebileceğin en büyük sabır ve ilgi ile sana konuşmayı öğretecek.”
“O zaman seninle konuşmak istediğim zaman ne yapacağım?”
“Meleğin senin ellerini birleştirecek ve sana dua etmeyi öğretecek.”
“Duydum ki dünyada kötü insanlar varmış. Beni kim koruyacak?”
“Merak etme, meleğin seni hayatı pahasına dahi olsa savunacak.”
“Ama ben seni göremeyeceğim için çok mutsuz olacağım.”
“Meleğin sürekli sana benden bahsedecek ve sana bana nasıl tekrar ulaşabileceğini anlatacak, ama beni göremesen de ben hep senin yanında olacağım.”
Tam o esnada Cennet’te ki huzur ortamına dünyanın homurtuları karışmaya başladı. Dünyaya gitmek üzere olduğunu anlayan çocuk aceleyle son sorusunu sordu:
“Peki Allah’ım şimdi gitmek üzereyim, lütfen bana o meleğin ismini söyler misin?” “Meleğin ismi önemli değil, sen ona ‘Anne’ diyeceksin.”
Dünyanın en çirkin kızıymış..
O kadar çirkinmiş ki...Şaçlar çalı gibi ,gözler pörtlek,dudaklar asık,......En çirkin yarışması yapılsa uzak ara birinci olurmuş bizim kız..
Aynaya bakar ben neden bu kadar çirkinim diye hayıflanırmış...Aksine anneside çirkin kızı kucagına yatırır ..
--Benim prenses kızım..Benim dünyalar güzeli kızım..
Diye severmiş..
Gel zaman git zaman durumun iyice farkına varan kız annesine kızar olmuş.::Bana niye yalan söylüyor diye..Hikaye bu ya....
Ama(kör) olur bizim çirkin kız..
Göz nakli gerekir..Anne düşünmeden..
---Benimki uyarsa benimkini alın lütfen .Görecegimi gördüm zaten der...
Uyar annenin gözü nakil olur...
Sözü fazla uzatmaya gerek yok.......................
Gözler açılır...Merakla aynaya koşar çirkin kız....
AAAAAAAAAAAAAA ne görsün ...
O DÜNYANIN EN GÜZEL KIZIDIR ARTIK.....
Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın
Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın
Sen tanrımın en güzel armağanı
Sen hayatımın en gerçek yalanı
Sen bütün huylarımı ezbere bilen
Sen gözyaşlarımı en iyi silen
Sen dünyanın en güzel kadını..
Uzaklardasın
Ellerimi uzattığımda
Kalbimin atışını hissedemeyecek kadar
Rüyalarımdan kaçamayacak
Gözlerine bakılamayacak kadar
Uzaklardasın
Yanımda olmanı çok istesem de
Benimle olmanı rabbimden dilesem de
Sen uzaklardasın.
OOHHHHH İYİ GELDİ VALLA ACCIK CANLANALIM DİMİ :)) SAOL DOSTUMMM ELLERİNE SAGLIK...
|
|
Atatürk7930 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
bira3926 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
galatasaray3533 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
80s3202 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
kahve2704 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
kadın1668 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
şiir1414 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
Sagopa Kajmer883 üyesi var. üyelik yönetici onayı ile. |
|
|
arkadaşlar278 üyesi var. üyelik serbest. |
|
|
uykusuz1685 üyesi var. üyelik serbest. |